Yemâme’de Sahabe’nin “Ya Muhammedâhu“Demesi

Yemâme'de Sahabe'nin “Ya Muhammedâhu“Demesi

Yemâme Savaşı yalancı Peygamber Müseylimetü’l-Kezzab taraftarlarına karşı yapılan bir savaştır. Hazreti Ebû Bekir (Radiyallâhu Anh), Müseylime’nin üzerine önce İkrime b. Ebû Cehil (Radiyallâhu Anh) komutasında bir ordu gönderdi. Ancak, kendine yardımcı kuvvet olarak gönderilen Hazreti Şurahbil’i (Radiyallâhu Anh) beklemeden savaşa girdiği için başarılı olamadı. Daha sonra Hâlid b. Velîd (Radiyallâhu Anh) komutasında bir ordu gönderildi ve savaş kazanıldı.
İbn Teymiyye’nin talebesi Hafız İbn Kesîr’in naklettiğine göre,


Yemâme Savaşı’nda Müslümanların şiâni (olis l ) “Ya Muhammedâhu” Ya Muhammed!” (Türkçesi Ey Muhammed imdadıma yetiş!) sözleriydi.849 Hâlid b. Velîd (Radiyallâhu Anh) da bu sözü söyleyenlerdendi.
Burada da iki tenbihte bulunacağız:
Birinci Tenbîh: Burada, ortada olmayan -ve hatta zâhiren vefât etmiş- bir kula yapılan bir nidâ/çağırma ve ondan meded isteme var; yani istiqase var, tevessül var.
İkinci Tenbîh: Size göre şirk olan bu tür seslenişi/ameli/şiarı kullanan Ashâbi (Radiyallâhu Anhum), onlardan biri olan Hâlid b. Velîd’i (Radiyallâhu Anh) ve haberi rivayet eden râvîleri kitabına alıp inkâr etmeyen İbn Kesir ve birçok alimi, şirk ile mi itham edeceksiniz? Elbetteki hiçbiri bu tür bir istekte bulunmaktan dolayı şirk ile itham edilmez; çünkü şirk değildir.

İbn Kesir el-Bidâye ve’n-Nihâye, VI, 324.

İTİRAZ
“Ey Muhammed!” “Yetiş ya Muhammed!”: Ashab bu kelimeyi parola olarak kullanıyordu, Rasûlullâh’dan yardım istemiyorlardı.
Begavi diyor ki: “Savaş başlayıp Müslümanlar düşman ile içiçe girince, imam, Müslümanların düşmandan ayırt edilmeleri için söyleyeceği bir şiar
tayin eder.”850


İbn Ebi Şeybe diyor ki: “Bize Veki anlattı, dedi ki; bize Hişam b. Urve babasından anlattı, dedi ki: “Müseylime günü Müslümanların şiarı ‘Ey bakara suresi ashabi’ idi. İbn Ebi Şeybe, Musannef, 18/178 no: 34257
Ayrıca isnadsız bir haberdir.


CEVAP


Size göre şirk olan bir kelime hakkında: “Sahabe parola olarak kullandı” yorumunu siz yapıyorsunuz. Sahabe -size göre- şirk olan bir kelimeyi parola olarak kullanmaz. Şiar kelimesi parola değil; sembol, slogandır. Slogan nedir, eğer ansiklopedilere ve lügate bakılırsa buralarda görülecektir ki rivayette geçen ‘şiar’ kelimesinin bugünkü Türkçe karşılığı ‘sembol, slogan’dır. Büyük bir kitlenin toplu halde yüksek sesle söylediği sözdür. Ayrıca savaşın ortasında Halid b. Velid, iki saf arasında mübareze (tek tek vuruşmak) çağrısında bulunup meydan okuyup şöyle dedi: “Ben Velid’in oğlu Ud’um. Ben, Amir ve Zeyd’in oğluyum”. Böyle dedikten sonra Müslümanların şiarını söyledi. O gün Müslümanların şiarı “Ya Muhammed” idi.


Nasıl “Ya Muhammed” sözünü Müslümanların düşmandan ayırt edilmeleri için söyleyedikleri bir parola dersiniz!? Hâlid b. Velîd, düşmanlarını mübarezeye tek tek vuruşmaya çağırdığında, rakibini tanımak için mi “Ya Muhammed” demiş oluyor, yoksa Müslümanlar’ın parolasını açığa çıkararak mı meydan okumuş oluyor. Böyle bir şey olur mu? El-İnsaf!, haklı çıkıcağım diye “deveye maymundur” demenin anlamı ve haklı tarafı yoktur
. Ancak kendini ve kendiniz gibi olanları kandırabilirsin. Ayrıca, Yemâme Savaşı’nda Sahabe şöyle diyordu: Her tarafta, “Kurtar bizi ey Halid!” diye imdat sesleri gelmeye başladı. Muhacirlerin ve Ensâr’ın bir

Begavi, Şerhu’s-Sünne, 11/52

cemaati kurtarıldı. Sahabe savaşın en şiddetli yerinde zor durumdayken “Kurtar bizi ey Halid!” bir yandan da “Ya Muhammed!” (Türkçesi Ey Muhammed imdadıma yetiş!) derken parola değil, bir sıkıntı neticesinde İstiğase edilmiş olduğuna işaret ediyor. Sahabe aynı anda “Kurtar bizi ey Halid!” diyordu. Şimdi yoksa: “iki tane parola vardı” mi diyeceksiniz: Sahabeler, Rasûlullâh’ın (Sallallâhu Aleyhi ve sellem) yardım için Allah’a dua etmesi neticesinde Allah’ın yardım etmesini umuyor.
Buradan anlaşılacak olan, “Ya Muhammed” sözüyle, Allah (Celle Celâluhů nezninde onun şefaatçi kılınışı ve Allah’ın (Celle Celâluhû) yardımın celp talebidir. “Yemame’de, Müslümanlar ile düşman içiçe girdiğinden Müslümanlar’ın düşmandan ayırt edilmeleri için, “Ya Muhammed’ diye söyledikleri bir şiardır” demeniz sizin aleyhinize bir savunma olur. Çünkü size göre şirk olan bir sözü Sahabe’nin kullandığını söylemiş oluyorsunuz. Böyle derseniz: “Yetiş ya Uzza, yetiş ya Menat” gibi sözlerin de savaşta parola olarak söylenebileceğine dair bir yol açmış olursunuz.
İbn Ebi Şeybe diyor ki: “Bize Veki anlattı, dedi ki: bize Hişam b. Urve babasından anlatti, dedi ki: Müseylime günü, Yemame’de Müslümanlar’ın şiarı ‘Ey Bakara Sûresi ashabı’ idi.” Evet bir de bu var; bunu da göz ardı etmeyip, ne maksadla söylendiğine ayrıca bakmamız lazım. Sahabe’nin Yemâme’de Allah’dan (yetiş ya Muhammed! şiarı ile) yardım istediğini destekleyen bir delil de Yemâme’de şu âyeti sık sık okumalarıydı:
وكان حقا علينا تضر المؤمنين

“Üzerimize hak oldu ki mü’minlere yardım ederiz.
Evet, bu isnadsız bir haberdir. Öncelikle biz bu habere dayanarak, “istiqasede öncelikli delilimiz budur” demediğimiz gibi bu olay için de: “olmamıştır” diyerek inkar da etmiyoruz. Çünkü bu olay olmuştur. Bu söze şirk diyenler de – bilmeden- Sahabe’yi şirk ile itham etmiş oluyorlar; anlatmak istediğimiz budur. İstiğase hakkındaki asıl delillerimizi birazdan aşağıda açıklayacağız. İmam Taberi, Tarih’inin önsözünün son bölümünde şöyle der: Bilinsin ki, bunlar bizim tarafımızdan ortaya atılmış rivayetler olmayıp bizden önceki bazı nakilcilerden bize ulaşmış, biz de onu olduğu gibi nakletmişizdir.

er-Rûm 30/47.

Hadisler hariç, İslam tarihinde kabul görmüş birçok meşhur olayın/haberin bazılarının ya senedi yok ya da ravilerinde kopukluk/meçhullük vardır. Buna rağmen İslam alimleri ve Müslümanlar tarafından reddedilmemişlerdir.
İtibar ettiğimiz alimlerin sözlerini delil getirirken, çoğu zaman o sözlerinin senedini bilmiyoruz. Yahut kabul ettiğimiz bütün Buhari hadislerinin, İmam Buhari’den kendisine kadar gelen bir senedi var mi, yoksa mücerret kitaba bakarak mı hadislere ulaşıyoruz? İslam tarihinde olan olayların hepsinin senetlerine sahip değiliz. Bu tarihi olayı, ibn Teymiyye’nin talebesi Hafız İbn Kesîr gibi insaflı, güvenilir, büyük ilim sahibi ve dinine bağlı birçok alim kitabına almış. Şimdi haklı çıkmak ve hakkı gizlemek adına, nefsinize uyacak ve bu alimleri tekfir edip yalancılıkla suçlayarak Yemame olayını inkar mi edeceksiniz yoksa bu olayın olduğunu kabul mü edeceksiniz? Biz, ‘Ya Muhammed’, sözünü, ileride gelecek olan İmâm Buhârî’nin el-Edebu’l-Müfred’indeki, Abdullah b. Ömer’in (Radiyallâhu Anhumâ) “Ya Muhammed” demesi ile takviye edeceğiz.


İTİRAZ


“Yetiş ya Muhammed” demek ayrı, “ya Muhammed” ayrıdır. “ya” nudbedir “Muhammed” menduptur. Yani buradaki maksad yardima çağırmak değil bir acı ve hüzün ifadesidir.


CEVAP


Ya Muhammedahu (Arapça biliyorsanız) Buradaki ya nida harfi olup ey demektir. Muhammed kelimesi münadadır. Yani kendisine seslenilen kişi-dir. Münadadan sonra gelen elif elifi istiğase derler yani medet isteme elifi derler. Dolayısıyla bu kelimeden çıkan mana: Ey Muhammed imdadıma yetiş. Bize yardım et! olur. Daha geniş blgi için Ya Muhammed hadisinde bu itiraza verilmiş cevaba bakınız.


Şavaşın ortasında Halid b. Velid (radıyallâhu anh), iki saf arasında mübareze çağrısında bulunup meydan okuyarak şöyle dedi: Ben Velid’in oğlu Ud’um. Ben, Amir ve Zeyd’in oğluyum. Böyle dedikten sonra Müslümanların şiarını söyledi. O gün Müslümanların şiarı “Ya Muhammed” idi. Ayrıca, Yemâme Savaşı’nda Sahabe şöyle diyordu: “Her tarafta, “Kurtar bizi ey Halid!” diye imdat sesleri gelmeye başladı”.

Burada Halid b. Velid, düşmanı teke tek savaşmaya çağırırken “Ya Muhammed” dediğinde bir yakınma, bir acısının belirtisi olması veya hasret ifadesi manasında “Vah Muhammedim” demediği ve böyle de denmeyeceği, zekası belli seviyede olanlar için anlaşılacak bir durumdur. Hazreti Peygamber (sallallâhu Aleyhi ve sellem) oradadır ve yaralanmış veya şehid mi edilmiştir ki Hazreti Halid (radıyallâhu anh) bu durumu müşahade edip arkasından ağıt yakarak: ‘Ah Muhammedim’ desin? Asil maksadın yardım talep etme olduğu ortadadır. Burada gramer cihetinden, ‘Lam’ harfini istiğase için getirmek vacip değildir. Bazen müstegasın önündeki “Lam” yerine sonuna “elif” gelir. “Ya Muhammedâh gibi

Benzer Konular

Bir Cevap Yazın