İman ve Amel Arasındaki bağ

İslam’da iman amel ilişkisi kısaca nedir? İman amel ilişkisi niçin önemlidir? Amel ile iman arasında çok yakın bir ilişki vardır. Kur’an-ı Kerîm’in birçok ayetinde iman ile sahih amel yan yana zikredilmiş, müminlerin salih amelleri işleyerek maddî-manevi gelişmelerini sağlamaları ısrarla istenmiştir. AMEL NEDİR? Amel, iradeye dayalı iş, davranış ve eylem demektir. Esasen tasdik ve ikrar da birer ameldir. Ancak amel deyince daha çok kalp ve dil dışında kalan organların ameli anlaşılmaktadır. Bu durumda iman ile amel birbirinden ayrı şeyler olmasına, amelin imanın bir parçası olmamasına rağmen, her ikisi arasında çok sıkı…

Devamını Oku

Tekfile İlğili Ayet Ve Hadis-i Şerifler

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا ضَرَبْتُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَتَبَيَّنُوا۟ وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَنْ أَلْقَىٰٓ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَٰمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا تَبْتَغُونَ عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا فَعِندَ ٱللَّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٌ ۚ كَذَٰلِكَ كُنتُم مِّن قَبْلُ فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرً ‘’Ey İman edenler! Allah’ın yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp dinleyiniz. Size selam veren kimseye dünya hayatının fani metaını arayarak sen Mümin değilsin demeyiniz.’’ (Nisa süresi 94) وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ ۖ وَٱصْبِرُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ ‘’Allah’a ve Resulüne itaat edin ve çekişip…

Devamını Oku

Büyük Tehlike Tekfir Hastalığı

Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz veya davranıştan ötürü kâfir saymak demektir. İrtidat ise müslümanın dinden çıkması anlamına gelir. Dinden çıkana mürted denilir. Bu itibarla tekfir bir şahsın başkaları tarafından küfrüne hükmedilmesi, İrtidat ise kişinin kendi irade ve ifadesiyle islam’dan ayrılması ve hukuk düzeni tarafından da mürted sayılması demektir. Bir müslümanın kâfir olduğuna hükmedilmesi onu pek ağır dünyevî sonuçlara, müeyyide ve mahrumiyetlere mahkûm etmek anlamına geldiğinden, tekfir konusunda çok titiz davranmak gerektiği açıktır. Bu, bireysel bir isnat ve iddia anlamındaki tekfir için de toplumsal bir…

Devamını Oku

İBNU’L KAYYUM VEFAT EDENLERİN TASARRUFLARININ DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR

فللروح المطلقة من أسر البدن وعلائقه وعوائقه من التصرف والقوة والنفاذ والهمة وسرعة الصعود إلى الله والتعلق بالله ما ليس للروح المهينة المحبوسة في علائق البدن وعوائقه فذا كان هذا وهي محبوسة في بدنها فكيف إذا تجردتوفارقته واجتمعت فيها قواها وكانت في أصل شأنها روحا علية زكيه كبيرة ذات همة عالية فهذه لها بعد مفارقة البدنوقد تواترت الرؤيا في أصناف بنى آدم على فعل الأرواح بعد موتها ما لا تقدر على مثله حال اتصالها بالبدن من هزيمة الجيوش الكثيرة بالواحد والاثنين والعدد القليل ونحو ذلك وكم قد رئى النبي ومعه…

Devamını Oku

Tekfir Konusunda Alimlerin Görüşleri

İman sözlükte, “bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, doğrulamak, söylediğini kabullenmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, güvenlikte olmak, şüpheye yer vermeyecek biçimde içten ve yürekten inanmak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i, Allah Teâlâ’dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde (zaruret-i dinîye) tasdik etmek, onun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip bunların gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmak demektir. Buna göre; imanın hakikati ve özü kalbin tasdikidir. Kalbin tasdiki imanın değişmeyen aslî unsurudur. İmanla bilgi arasında çok yakın bir ilişki söz konusudur. Her inanan…

Devamını Oku

Mealcilerin sapık fetvaları! Kerem Önder

“Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.” (Kasas 41) “Ayetteki, “Biz onları, ateşe davet eden öncüler yaptık…” ifadesine gelince, ehl-i sünnet âlimleri, Allah Teâlâ´nın, hayrın ve şerrin yaratıcısı olduğu hususunda, bu ayete de tutunmuştur. Cübbâi ise şöyle der: ifadesiyle, “Biz, onların halinin bu olduğunu belirttik ve onları bu şekilde adlandırdık…” manası kastedilmiştir. “Ebu Müslim ise şöyle der: “Bu ayetteki, “imamlar” kelimesinin anlamı, öne geçenler, liderler demektir. Binâenaleyh, Cenâb-ı Hak onların azabını peşinen verince, onlar, kendilerinden sonra gelen kâfirler için öncü ve lider olmuş olurlar. Bil…

Devamını Oku

İBN QAYYIM EL-CEVZIYYE VEFAT EDENLERİN TASARRUF VE HİMMETLERİNİN DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR

İBN QAYYIM EL-CEVZIYYE VEFAT EDENLERİN TASARRUF VE HİMMETLERİNİN DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR Ruh adlı eserinin 311. sahifesinden itibaren kendisi diyor ki; ➡️Bedenin esaretinden, engellerinden ve alakalarından kurtulmuş bir ruhun tasarrufu, himmeti, kuvveti süratla Allah katına yükselmesi ve Allah’a bağlanması gibi nice özellikleri vardır ki bu özellikler beden esaretinde zillete düşmüş ruhlarda görülmez. ➡️Durum böyle iken ve ruh beden esaretindeyken, düşünsenize ruh bedenden ayrılıp bütün kuvvetini toplayınca neler olur? Asıl huviyetine döner ve bu ruh bedenden ayrildiktan sonra yüksek himmet sahibi tezkiye edilmiş bir hale bürünür. ➡️Tevatüren sabit olmuş ve beni ademden…

Devamını Oku

İBN HACER EL-ASKALANİ’DEN SELEFİLERE REDDİYE!

Arşa İstiva

Allah zatıyla arşın üzerinde değildir! Fethu’l-Bari adlı eserinin 1. cildinin 508. sahifesinde Sahih-i Buhari’de geçen; ”Şüphesiz ki sizden biri namazında kaim olduğunda Rabbisine yalvarır ve şüphesiz ki Rabbi kendisi ile kıble arasındadır.”hadis-i şerifine binaen demiştir ki; ”Bu hadiste Allah zatıyla arşının üstündedir diyenlere red vardır.”

Devamını Oku

Ölülerin Arkasın da Kuran Okumak Bidat mi?

İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat

Devamını Oku