Ehli Sünnet Akidesi

Ölüler İşitip ve Görür mü?

Bu işitme ve görme aslında baş gözü ve baş kulağıyla değildir. Gerçek işitme ve görme mahali ruhtur. Bizim bu kitapta bu meseleyi başa almamızın sebebi şudur; Tevessül, teberrük ve istiğase meseleleri bu konu ile bağlantılıdır. Biz bu bağlantıları İnşallah izah edeceğiz.

Ölüler Aziz ve Celil olan Allah’ın izniyle işitir ve görür.

Bu işitme ve görme aslında baş gözü ve baş kulağıyla değildir. Gerçek işitme ve görme mahali ruhtur. Bizim bu kitapta bu meseleyi başa almamızın sebebi şudur; Tevessül, teberrük ve istiğase meseleleri bu konu ile bağlantılıdır. Biz bu bağlantıları İnşallah izah edeceğiz.

Ölülerin işitmediğini savunanlar “selefi” ismi altında olup ama Hakikatte Selefi Salihin itikadıyla alakaları olmayan kişilerdir. Onların ölülerin işitmeme ve görmeme meselesi ile ilgili tek bir tutarlı ispatları yoktur. Onlar kendilerince iki ayete dayanırlar. Ama o ayetlerin de aslında ölülerin işitememesiyle ilgili olmadığını İnşallah Hadis-i şeriflerle ve müfessirlerimizin görüşleriyle ispat edeceğiz. Şimdi o ayeti kerimeleri ele alalım.

فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ
“(Ey Muhammed) Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti de arkalarına dönüp giden sağırlara da duyuramazsın.’’

(Rum Suresi 52)

İlk bakışta ayete bakınca ölüler işitmez gibi bir sonuç çıkar. Ama öyle değildir. Çünkü ayette geçen “ölüler” den kasıt kâfirlerdir. Yani; sen hakikati işitmeyen ölü kalpli kâfirlere bu daveti duyuramazsın. Bu ayet-i kerimede kinaye vardır. (ölülerden kinaye kâfirlerdir.) Bu ehlisünnet müfessirlerinin görüşleridir. Biz inşallah bu müfessirlerin görüşlerini sunacağız. Ama daha önce bu ayette geçen “ölüler” den Murad kâfirler olduğunu başka bir ayetle ispat edelim.

أَوَمَن كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَٰهُ وَجَعَلْنَا لَهُۥ نُورًا يَمْشِى بِهِۦ فِى ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِّنْهَا ۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَٰفِرِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

“Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için kendisine bir nur verdiğimiz kimsenin durumu karanlıklarda kalıp oradan bir çıkış bulamayanın durumu gibi midir?”

(En’am suresi 122)

Bu ayette açık bir şekilde “ölü” den kast kâfir, “dirilttiğimiz” den kasıt ise mümin olduğu bellidir. Bu tür kinayeler Kuranı Kerim’ de çoktur. Ehlî olan bilir.

Bir ayet daha delil getirelim.

صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
“Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.’’

(Bakara Suresi 18)

Bu ayet-i kerimede de Allah Teâlâ münafıklar için sağır, dilsiz ve kör demektedir. Bu ayetin zahirine göre bütün münafıklar sağır, dilsiz ve kör olması gerekiyor. Ama böyle değildir. Demek ki burada kinaye vardır. Yani onlar Hakkı duymazlar, Hakkı söylemezler, Hakkı görmezler. Şimdi biz “ölülere işittiremezsin” ayeti ile ilgili müfessirlerin görüşlerini aktaralım.

‘’Allah Teâlâ bu ayeti kerimede kâfirleri ölülere, sağırlara ve körlere benzetmektedir. Zira onlar Hakkın karşısında duygusuz olmalarıyla adeta birer ölü hükmündedir.’’

(İmam Taberi, Taberi tefsiri Rum suresi 52)

Selefilerin delil olarak getirdiği ikinci ayet-i kerimeyi ele alalım.

وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَحْيَآءُ وَلَا ٱلْأَمْوَٰتُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُسْمِعُ مَن يَشَآءُ ۖ وَمَآ أَنتَ بِمُسْمِعٍ مَّن فِى ٱلْقُبُورِ
‘’Diri olanlarla ölüler bir değildir. Gerçekten Allah dilediğine işittirir, sen ise kabirde olanlara işittirecek değilsin.’’

(Fatır suresi 22 )

Bu ayeti kerimede geçen “kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.” Ayetinde de kinaye (mecaz anlam) vardır. Şimdi asri müfessirimiz Muhammed Ali Sabuni’nin ilgili ayetin tefsiri ile ilgili ne dediğini beraber görelim. “Ey peygamber! Sen o kâfirlere işittirecek değilsin. Çünkü onlar, kalpleri ölü kimselerdir. Ne idrak ederler ne de anlarlar.”

(İbni Kayyım el Cevzi) Şöyle der; Yüce Allah “kabirdekiler” le kâfirleri kastetti ve onları ölülere benzetti.

(Muhammed Ali Sabuni Safvetüt Tefasir Fatır suresi 22)

Demek oluyor ki; Bu ayette de kinaye vardır. Yani kâfirlerin kalpleri ölüdür. Bedenleri de o kalplerinin kabridir. Bedenleri bir kabir hükmündedir.

‘’Sen kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.’’ Nasıl öldükten ve kabre konduktan sonra ölülere hidayet ve hak daveti fayda vermezse, kendilerine bedbahtlık yazılı olan bu müşriklere de senin aracılığın fayda vermez ve sen onları hidayete erdiremezsin.’’

(İbni kesir Tefsiri Fatır suresi 22 )

Aslında Selefiler de bu ayetlerin mecaz olduğunu biliyorlar dolayısıyla ölülerin işittiğini de biliyorlar ama itiraf etmek te hesaplarına gelmiyor. Çünkü onlar tevessülü, teberrükü, istiğaseyi inkâr ederken şöyle diyorlar. Kişi ölünce hiçbir fonksiyonu kalmadığı için onunla tevessül edilmez, eşyalarıyla teberrük edilmez ve istiğase edilmezler.  Çünkü kişi ölmüştür. Böyle düşündükleri için ölünün işitmesini kabul etmezler. Allah Teâlâ şuur versin. Şimdi biz inşallah ölülerin işittiğine dair hadis-i şerifleri sunacağız. Hatta âlemi berzaha göçmüş Peygamber’lerin ve Salihlerin tasarrufları ile ilgili hadisler de sunacağız.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı