Küfrün En Belirğin Elameti

Küfrün en belirgin alâmeti, dinin temel esaslarından birini veya tamamını reddetmek yahut onları beğenmemek, önemsememek ve değersiz saymaktır.

Müslüman olduğunu söyleyen bir kimsenin, bu dünyada mümin kabul edilmesi ve İslâm toplumundan dışlanmaması gerekir. Çünkü dünyada dış görünüşe ve ikrara göre işlem yapılır. İçten inanıp inanmadığını tespit ise Allah’a mahsus ve ahirete ilişkin bir meseledir:

“…Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, sen mümin değilsin demeyin…” (en-Nisâ 4/94) buyurularak buna işaret edilir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de imanda ikrarın önemini vurgulamak ve kelime-i tevhidi söyleyenin, Müslüman kabul edilmesi gereğine işaret etmek için şöyle buyurmuştur:
“İnsanlar Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O’nun elçisidir deyinceye kadar kendileriyle savaşmakla emrolundum. Ne zaman bunu söylerlerse, can ve mal güvenliğine sahip olmuş olurlar…”
(Buhari, “Cihad”, 102; Müslim, “İman”, 8; Ebu Davud, “Cihad”, 104)

Bu sebeple imanını diliyle ikrar ettiği veya davranışlarına yansıttığı sürece herkesin İslâm toplumunun tabii bir üyesi olarak görülmesi, can ve mal güvenliğine sahip olması, dünyevî-dinî ahkâm, sosyal ve beşerî ilişkiler bakımından da Müslümanın sahip olduğu bütün statü, hak ve sorumluluklara muhatap olması gerekir.

Benzer Konular

Bir Cevap Yazın