İBNU’L KAYYUM VEFAT EDENLERİN TASARRUFLARININ DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR

فللروح المطلقة من أسر البدن وعلائقه وعوائقه من التصرف والقوة والنفاذ والهمة وسرعة الصعود إلى الله والتعلق بالله ما ليس للروح المهينة المحبوسة في علائق البدن وعوائقه فذا كان هذا وهي محبوسة في بدنها فكيف إذا تجردت
وفارقته واجتمعت فيها قواها وكانت في أصل شأنها روحا علية زكيه كبيرة ذات همة عالية فهذه لها بعد مفارقة البدن
وقد تواترت الرؤيا في أصناف بنى آدم على فعل الأرواح بعد موتها ما لا تقدر على مثله حال اتصالها بالبدن من هزيمة الجيوش الكثيرة بالواحد والاثنين والعدد القليل ونحو ذلك وكم قد رئى النبي ومعه أبو بكر وعمر في النوم قد هزمت أرواحهم عساكر الكفر والظلم فإذا بجيوشهم مغلوبة مكسورة مع كثرة عددهم وعددهم وضعف المؤمنين وقلتهم

Bedenin kurtulup asıl kuvvetine kavuşunca, asıl hüviyetine himmet sahibi ali’ bir hale döner. Bu durum ruhun bedeninden ayrılmasından sonra gerçekleşir.

Bedenin esaretinden kurtulan ruhun tasarruf etme, kuvvet, nüfuz, himmet etme, Allah (katına) süratle yükselme gibi özellikleri ortaya çıkar.

Bu özellik bedeninide mahbus zayıf ruhlar için söz konusu değildir.

Tevatüren bize anlatılan rüyalar rivayet olunmuştur ki, ademoğlunun ruhları derecelerine göre öldükten sonra daha canın bedenindeyken yapamayacağı işleri  yapmış misal;

Orduları tek başına hezimete uğratmak  veyahut bu işi az sayıda kişi ile icra etmek vb.. , yine rüyada görüldüğü üzere, Allah Rasulu (sav) ve yanında Hazreti Ebu Bekr ve Hazreti Ömer (ra) olduğu halde mübareklerin ervahları zalimlerin ve kafirlerin ordularını her ne kadar bu kafirler kuvvetli ve Müslümanların sayısının az olmasına rağmen perişan etmiştir.Kaynak ;

{ İbn Kayyum, Kitabu’r-Ruh, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Sayfa;117 }

Benzer Konular

Bir Cevap Yazın