İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüşmüdür?

Onlar diyorlar ki: “İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüştür. Yine İmam Alusi Hazretleri de tevessülü caiz görmemiştir. Bu iki büyük İmamın tevessülü caiz görmemesi, tevessülün caiz olmaması için kâfi bir delildir.”İşte onlar böyle diyorlar. Onlara göre hem İmam-ı Azam Hazretlerihem de İmam Alusi Hazretleri tevessülü çirkin görmüş. Onların bu sözlerine cevap verdiğimizde, onların hakikatleri gizledikleri ve delil göstermedeki acizlikleri ayan beyan ortaya çıkacaktır. Çünkü mesele, hiç de onların dediği gibi değildir. Dilerseniz önce meseleyi izah edelim, sonra, konuyu nasıl çarpıttıkları üzerinde konuşalım:Önce İmam-ı Azam Hazretlerinin böyle bir sözü var mıdır,…

Devamını Oku

İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüşmüdür?

Onlar diyorlar ki: “İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüştür. Yine İmam Alusi Hazretleri de tevessülü caiz görmemiştir. Bu iki büyük İmamın tevessülü caiz görmemesi, tevessülün caiz olmaması için kâfi bir delildir.”İşte onlar böyle diyorlar. Onlara göre hem İmam-ı Azam Hazretlerihem de İmam Alusi Hazretleri tevessülü çirkin görmüş. Onların bu sözlerine cevap verdiğimizde, onların hakikatleri gizledikleri ve delil göstermedeki acizlikleri ayan beyan ortaya çıkacaktır. Çünkü mesele, hiç de onların dediği gibi değildir. Dilerseniz önce meseleyi izah edelim, sonra, konuyu nasıl çarpıttıkları üzerinde konuşalım:Önce İmam-ı Azam Hazretlerinin böyle bir sözü var mıdır,…

Devamını Oku

İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüşmüdür?

Onlar diyorlar ki: “İmam Azam Hazretleri tevessülü mekruh görmüştür. Yine İmam Alusi Hazretleri de tevessülü caiz görmemiştir. Bu iki büyük İmamın tevessülü caiz görmemesi, tevessülün caiz olmaması için kâfi bir delildir.”İşte onlar böyle diyorlar. Onlara göre hem İmam-ı Azam Hazretlerihem de İmam Alusi Hazretleri tevessülü çirkin görmüş. Onların bu sözlerine cevap verdiğimizde, onların hakikatleri gizledikleri ve delil göstermedeki acizlikleri ayan beyan ortaya çıkacaktır. Çünkü mesele, hiç de onların dediği gibi değildir. Dilerseniz önce meseleyi izah edelim, sonra, konuyu nasıl çarpıttıkları üzerinde konuşalım:Önce İmam-ı Azam Hazretlerinin böyle bir sözü var mıdır,…

Devamını Oku

Küfrün En Belirğin Elameti

Küfrün en belirgin alâmeti, dinin temel esaslarından birini veya tamamını reddetmek yahut onları beğenmemek, önemsememek ve değersiz saymaktır. Müslüman olduğunu söyleyen bir kimsenin, bu dünyada mümin kabul edilmesi ve İslâm toplumundan dışlanmaması gerekir. Çünkü dünyada dış görünüşe ve ikrara göre işlem yapılır. İçten inanıp inanmadığını tespit ise Allah’a mahsus ve ahirete ilişkin bir meseledir: “…Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, sen mümin değilsin demeyin…” (en-Nisâ 4/94) buyurularak buna işaret edilir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de imanda ikrarın önemini vurgulamak ve kelime-i tevhidi söyleyenin, Müslüman kabul…

Devamını Oku

İBNU’L KAYYUM VEFAT EDENLERİN TASARRUFLARININ DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR

فللروح المطلقة من أسر البدن وعلائقه وعوائقه من التصرف والقوة والنفاذ والهمة وسرعة الصعود إلى الله والتعلق بالله ما ليس للروح المهينة المحبوسة في علائق البدن وعوائقه فذا كان هذا وهي محبوسة في بدنها فكيف إذا تجردتوفارقته واجتمعت فيها قواها وكانت في أصل شأنها روحا علية زكيه كبيرة ذات همة عالية فهذه لها بعد مفارقة البدنوقد تواترت الرؤيا في أصناف بنى آدم على فعل الأرواح بعد موتها ما لا تقدر على مثله حال اتصالها بالبدن من هزيمة الجيوش الكثيرة بالواحد والاثنين والعدد القليل ونحو ذلك وكم قد رئى النبي ومعه…

Devamını Oku

Tekfir Konusunda Alimlerin Görüşleri

İman sözlükte, “bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, doğrulamak, söylediğini kabullenmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, güvenlikte olmak, şüpheye yer vermeyecek biçimde içten ve yürekten inanmak” anlamlarına gelir. Terim olarak ise, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i, Allah Teâlâ’dan getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerde (zaruret-i dinîye) tasdik etmek, onun haber verdiği şeyleri tereddütsüz kabul edip bunların gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmak demektir. Buna göre; imanın hakikati ve özü kalbin tasdikidir. Kalbin tasdiki imanın değişmeyen aslî unsurudur. İmanla bilgi arasında çok yakın bir ilişki söz konusudur. Her inanan…

Devamını Oku