Vehhabi Selefiler, Gerçekten Hanbelî mi

Sizin de sesiniz ‘Hanbelîyiz’ diyor da kokunuz ‘İngiliz’ kokuyor! ‘Allah gökte!’ diyorsunuz; İngiliz de öyle diyor… ‘Biz her mezhepten alırız’ diyorsunuz ama reformistlik kokuyorsunuz…

Devamını Oku

Hadisleri inkar etmek kişiyi dinden çıkartır mı

Soru: Hocam, bizim burada bazı arkadaşlar türedi, ‘Hadis diye bir şey yoktur, hepsi uydurmadır’ diyorlar. Hadisleri inkar küfür müdür?

Devamını Oku

Caner Taslaman’ın Deve Sidiği Polemiği

Soru: Hocam selamun aleyküm bu hadis inkarcısı modernist Taslaman’ın deve sidiği polemiği nedir? Fİ EMANİLLAH Cevap: Ve aleyküm selam Bunların sorunu sinek kanadı ya da deve sidiği değildir; Reformistlerin derdi Peygamberlik müessesesiyledir.Okuma yazma bilmeyen bir Peygambere, tıbbın ancak yüzyıllar sonra keşfedebildiği sırların vahiy yoluyla verilmesine tahammül edemiyorlar.Caner beye tavsiyem; klimalı bir mağaraya kapansın ve orada kendisine Peygamberlik verilmesini beklesin!! Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam’ı kıskanan ve peygamber olmak isteyen birkaç felsefeci bunu yapmıştır; kendisi de bi denesin, belki tutar(!)Unutmayın! Her hadis inkarcısı, bir sahte peygamberdir…

Devamını Oku

Mehmet Okuyan Muteziledir

Mehmet Okuyan:  “Genelde bilinen kavram şefaatin cehennemden alınıp cennete postalama kurumu olduğudur. Kelimenin böyle bir anlamı yok. Kelimenin anlamı Fecr Suresinde çok net görünür. Orada  وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ  diye geçer.  شَفْع  bir olanın iki olması demektir. Yani şefaat vardır. Ancak cehennemden çıkarıp cennete gönderme değil. Şefaat cennete gitmiş insanların cennette derecelerinin artırılmasıdır.” Mehmet Okuyan böyle diyor. Şimdi de Bayraktar Bayraklı’ya kulak verelim: – Makam değişikliği. Şefaat bu. Bayraktar Bayraklı da Mehmet Okuyan gibi aynı sözü söylüyor. Peki, bu söz aslında kime ait? Bu söz, Şia’nın itikatta mezhebi olan Mutezile‘ye ait. Mutezile şefaati, cennette derecelerin…

Devamını Oku